9 Mayıs 2010

Musical Comb Businesscard

0

Eski tarz müzik kutularından hiç gördünüz mü bilmem ama ben ilk gördüğümde içerisindeki düzenek kafayı yedirecek türdendi. Ufacık noktalar, ince ince metal plakalar. O kadar mantıklı bir düzenek ki insan uğraşsa koca bir şarkıyı bu şekilde çalabilir. Ama elektronik devreli müzik kutuları çıktıktan sonra bu düzenekler unutuldu gitti. Okullardaki teneffüs zili melodileri kutulara yüklenmeye başladı. Sonra da Çin mallarını Japon pazarı adı altında yutturan dükkanlarda, hediyelik eşyalar bölümünün alt raflarına kaydı.

Ama eski müzik kutuları tasarımcı bir dayımızın, tıpkı benim gibi kafasında yer etmiş. Roma'da Rock 'n Roll müzik tutkunlarına hizmet veren MODhair adında bir kuaför, yaptığı işin farklı olduğunu düşünüp ekstrem bir kartvizit tasarımı yapması için Fabio Milito adındaki abimizin kapısına dayanmış. Adını duyurma çabasına giren bu kuaföre öyle bir kartvizit yapmış ki Fabio, kartvizit parayla satılsa, saç kesiminden daha fazla para kazanırlar dedim ben =)

Bildiğimiz tarağı almış bu dayı, tarağın tırtıklı kısmını bir güzel tonlamış. Hatta tonlamaya okadar vakit harcamışki, Rolling Stones'un 1965'de yayınladığı Satisfaction şarkısının melodisini bu tarağa giydirmiş =) Ufak bir parmak hareketiyle melodiyi çalıyorsun, saçın varsa tarıyorsun, oda olmadı tarağın üstünde yazan adresteki kuaföre gidip klas bir traş oluyorsun. Böylesine uyumlu bir tasarım bence ayakta alkışlanır. Kişiye özellll.

(Resmin üstüne basınca nebiçimde büyüyo)

Birde şu eski müzik kutularıyla ilgili bir fikri olmayan varsa şu videoyu izlesin, sonrada vaay be desin :)


2 Mayıs 2010

Honda U3-X Personal Mobility Concept

0

Segway firması Ginger'ı (Türkiyede Ginger deniliyor fakat tam olarak adı "Segway PT") ilk çıkardığında "yuh lan oda ne!!!" dedik. Yanyana koyulmuş 2 tekerlek üstünde geziyosun, hiçbir dengeye ihtiyaç yok ve yönünü sadece vücut hareketlerinle kontrol ediyosun. Okadar iddialı sürüldüki piyasaya, "Bunun üstünden hiçbir insan evladı düşemez" denildi. Tabi Amerika eski başkanı Bush sınırları biraz fazla zorladı ve Ginger'dan düşen ilk insan oldu. Herneyse bunu gören biz artık havada uçan insan bile görsek hiç şaşırmayacak, yadırgamayacak kadar teknolojiye alıştık zamanla. Ama hep biliyordukki bununda daha iyisi yapılacak ve biz yine şaşıracağız.

Honda tek tekerlekli insan taşıma icadı geliştirmiş. TEK TEKERLEK!!! Şaşırmadık... olacağı tabiikide buydu. Hatta ilerde tekerleksizide çıkacak işte buraya yazıyorum =)

(Resmin üstüne basınca nebiçimde büyüyo)
(Resmin üstüne basınca nebiçimde büyüyo)
(Resmin üstüne basınca nebiçimde büyüyo)
10 kg ağırlığındaki bu makine tüm yönlere gidebiliyor. Sağ-sol-ileri-geri farketmiyor. Yapabildiği en yüksek hız 6 km/h. Konsept bir ürün deniliyor ama bence çok yakında piyasaya sürülür.

Tweetle Kettle

0

Web siteleri nasıl iş pazarı oluşturuyor işte buna kocaman bir örnek. Sen siteyi açarsın insanlar üye olur arkadaş edinir, gezer dolaşır, nebileyim hatun falan kaldırmaya çalışır, amaç çoğu zaman aynıdır. Ama birileri vardır ki "Bu siteyi kullanan çok..., en iyisi bu siteyle alakalı bir şeyler icat edelimki ilgi çeksin, bakarsın çok tutar satılır" der.

Twitter... gün içinde hatta, her dakikamızda insanlara neler yaptığımızı yazdığımız bir site. Aslında çoğu insanın umrunda bile değil kimin ne haltlar yediği, ama işte bir şekilde merak insanı siteye çekebiliyor. İşte bu site dünya üzerinde birçok insanın hayatına okadar fazla girmiş durumdaki, artık birçok devlet büyükleri bile bu siteye üye oluyor, yazıyor. Hal böyle olunca pazarlama kafasıyla doğanlardan, sokağa çıktığında yürürken yere bakıp belki bişey bulurum diye düşünen, aynı zamanda da nerden köşeyi döneriz diye düşünenlerden bir adam sonunda yolunu buluyor. Ben bir Kettle (bildiğin su kaynatma cihazı işte) yapayım, sonra buna wi-fi özelliği ekleyim sonra garip bir sistemle bu icadı alan herifin twitterına girip beni kullandığını yazayım - yada onlar nasıl diyor .....twitleyim... :).



Bu Kettle içindeki suyu nezaman kaynattığını, nekadar zamanda kaynattığını, kaynatırken nekadar enerji harcadığını, haftalık kaynatma istatiğini ve o güne kadar kaç defa kullanıldığını senin twitter sayfana yolluyomuş... pehh.. Hiç şüphem yokki en kısa zamanda buna benzer klozet, tost makinesi, televizyonda çıkar. Klozet yaparlarsa kesin alırım.
"Kaptan az önce yaklaşık olarak 120gram, hafif açık renkli bir şekilde sıçtıııııı."

Samsung E1107 Crest Solar

0

Aslında cep telefonlarına pek ilgim yoktur. Çünkü her geçen gün bir önceki modelin yenisi çıkıyor. Takip edilecek, hızına yetişilecek bir piyasa değil ama bu telefon az özelliğiyle ve sadece bir farkıyla öne çıkıyor. Sadece bir farkı var evet! Ne bluetooth'u var ne bilmem kaç piksel kamerası var nede 3G çılgınlığına kapılma arzusu var. Sadece benim şarjım bitiyo diye korkma ters çevir koy bir taşın üstüne, gerisini ben hallederim diyor. 1 saat içinde bedava enerji kaynağımız güneşle kendi şarjını dolduruveriyor. Radyosu var daha ne isteyebilirsinki bu telefondan =) Bide gayet kuvvetli bir fener yerleştirmiş abiler bunun üstüne. Bence otostopla uzun yola gidip çadır tatili yapmayı planlayanların, kamp yapanların yanlarına alması gereken 3 şeyden biriside bu telefondur. Türkiyeye bile gelmiş ve fiyatı 125tl - 166tl arasında değişiyor. Alıp bir köşede tutmak lazım...

1 Mayıs 2010

Binboa Kendi Şişeni Kendin Yarat

0

550 şişe 5.000 kare fotoğraf, 100 saatin üzerinde çekim. Değermi? Votka, Enerji içeceğiyle karışınca kafa hafif güzel oluyosa değer dayı!

Dünyadaki En Hızlı İnternet Berkley'de

0

Dünyadaki en hızlı internet nerde araştırmasını yapmışlar, Amerikada Kaliforniada Berkley en hızlı internet sahibi demişler. 18.7 mbps hız!!. Türkiyede 8mbps var ama ben adım gibi eminim bizde 8 bile değil. Bizde 18.7 mbps hız olsa yine adım gibi eminim internet database'ini bile indirmeye çalışan bir vatandaş kesin çıkar ve indirme hızına bakarak "ulan 100mbps olsaydı nekadar zamanda inerdiki" diye hesaplamalara bile girer.

Devon Tread 1

0

(Resmin üstüne basınca nebiçimde büyüyo)
Negüzel bir saat dedim. Oha dedim kesin alacam bitane kendime dedim hayran hayran baktım videolarını buldum çalışırkenki o haline daldım gittim. Dur bi len fiyatı nekadarmış bizim buralarda zaten satılmazda olmadı internetden alırım dedim. Demez olaydım. Hayatımda ilk defa saat alacaktım kendime. Çok ciddiyim bugüne kadar hiç saat maceram olmamıştı hiç aklıma bile gelmemişti bir saatin hayatımdaki büyük eksiklik olduğu. Fiyatı yanlış yazılmıştır dedim başka bir sitedede 15.000 dolar yazdığını görünce hayatımdaki ilk saat maceram 15 hatta 10 dakika sürdü ve bitti.

Nerdesin Abi? İngilteredeyim Şuanda

0

Google Maps çıktı artık neyin nerde olduğunu, nasıl gidildiğini nasıl bir yer olduğunu görür olduk. Ama bugüne kadar hiç google maps sitesinde kalitesi iyi, net bir turlama yapamamıştım. Bu sitede google maps'in ne olduğunu anladım. Ne kadar verimli ne kadar net olduğunu gördüm abiler. Sizde girin bi bakın dolaşın.

IPhone 4'ün Nasıl Olacağını Artık Biliyoruz!

0

Nasılmı? Hikaye çok komik ve tamamiyle gerçek.

18 Mart 2010 gecesi başkarakterimiz bir Apple Mühendisi olan "Gary Powel" arkadaşlarıyla beraber gayet masumane bir şekilde kafaları full'lemeye gider. Ee içmeye gidilmiş oradan sarhoş olmadan çıkılmaz aga =) Kaliforniadaki "The Gourmet Haus Staudt" ismindende anlaşılacağı gibi hakiki alman bira evide olay yerimiz. Başkarakterimiz IPhone 4. Nesil geliştirme ekibinde yoğun bi şekilde çalışır ve ne yazıkki doğum günündede çalışmak zorunda kalır. Nerdenmi biliyoz aşağıdaki resimdede görüldüğü gibi twitter sayfasında bizzat yazmış bu dayı.

(Resmin üstüne basınca nebiçimde büyüyo)
Herneyse ben bunun acısını çıkarırım arkadaş der ve işte olay yerimize olay günü intikal eder ve tabiikide doğum gübü bebesi olduğu için en çok içen olur. Gece sonunda yavaş yavaş evlere dağılmaya çalışılırken bizim elemanda sarhoşluğun etkisiyle masadan iphone'nunu unutur. Evet IPhone ama nasıl bir IPhone. Dışardan bakan birisi için piyasada bulunan herkesin elindeki IPhone'a tıpatıp benzeyen bir mobil fon. İnanmıyosan aşşağıdaki videoyu izle. Hatta kesin izle =)


Daha sonra ortamdaki yağız bir delikanlı masadaki telefonu görür eline alır farkı farkedemez tabiikide ilk başta ve başkarakterimize seslenir. "Bilader telefonunu unuttun". Dayı adam sarhoş dedik nerden idrak etsin kafa. Tabiikide benim değil der kıçını döner. Bizim delikanlı yerden bulduğun birşeyi üçkez yüksek sesle birşeyini kaybeden varmı diye bağırdıktan sonra sahibi çıkmazsa senindir mantığıyla birkez daha seslenir. "Senin değilmi bu bilader". Arkadaş çok içtiği için okadar çok çişi vardırki onun olsa bile umrunda değildir. Ee bizim delikanlıda cepler bu icadı.
Akşam eve gelinir icat kurcalanırken kurcalanırken bir terslik farkedilir. Benim düşünceme göre tersliği şöyle düşünmüşte olabilir. "Ulan Amerikada çin yapımı IPhone kullanan varmı diye merak ediyodum demek bu denyo kullanıyomuş telefona baksana nekadar boktan" Neyse bizim arkadaş telefonun dışına geçirilmiş ve iphone prototipi olduğu belli olmaması için tasarlanmış kapağı çıkartır ve Apple dize düşerrr. Hikaye komik dedim ya, telefonu şuanda elinde tutan eleman dünya üzerindeki teknolojik gelişmeleri yayınlayan hatrı sayılır bir sitenin moderatörüdür =) İcadı kurcaladıktan sonrada bunun IPhone 4. Nesil protatipi olduğunu anlar fotoğraflarını çeker videolarını alır internete salar.

(Resmin üstüne basınca nebiçimde büyüyo)
(Resmin üstüne basınca nebiçimde büyüyo)
(Resmin üstüne basınca nebiçimde büyüyo)
(Resmin üstüne basınca nebiçimde büyüyo)
(Resmin üstüne basınca nebiçimde büyüyo)
(Resmin üstüne basınca nebiçimde büyüyo)
Neyse internetde bu fotoğraflar döner dolaşır ee peki bu icadı kaybeden arkadaş ne bok yer. O da gider abisine söyler. Abisi burada devreye girer ve işte beklenen hamle gelir. Hikayeyi buraya kadar inandırıcı bulmayan arkadaşlara kapak vaziyeti içeren alt taraftaki printscreen'den bozma mail fotoğrafındanda anlaşılacağı gibi, Apple siteye mail yoluyla tacizde bulunur. "Onu geri yollayın, nerede saklıyosunuz onu" gibi başta sakin fakat Apple'a yapılan bu yanlışın devam etmesi sonunda daha sert dille konuşacağını ima eden cümlerle protatipi geri ister. İcat ellerine geri ulaştımı yada taraflar bizim ülkede hediye olarak tabir edilen şeylerle uzlaşmaya vardımı bilemem ama koskoca Apple'sın yakıştımı sana hiç dedim ben!


(Resmin üstüne basınca nebiçimde büyüyo)


Burda Neler Yapılmazki...

0

(Resmin üstüne basınca nebiçimde büyüyo)
Maldivlerde, Rangali Adası sahilinde denizin 5 metre altında. Püfff. Neresi olduğu hiç önemli değil ama burası olsun işte tam burası hemde hep böyle olsun ne güneşin önüne bulut geçsin nede o balıklar o tüpün dışından uzağa gitsin hep öyle olsun olurmu. Neler yapılmazki burda ya, müzik dinlesen hayatında ciddi anlamda müzik dinledim diyebileceğin tek an olur. Sex yapsan ordan sonraki cinsel hayatın asla düzgün gitmez. Off düşünsene la sen düşün, benmi anlatayım.

(Resmin üstüne basınca nebiçimde büyüyo)
Buarada burası Hilton Maldiv Resort ve Spa merkezine ait biryermiş gecelik kalınmıyormuş ama 5. yıllarının şerefine kiralanabilir yapacaklarmış pehhh.

Isı Sensörlü Bardak

0

Alman "Art Lebedev Studio" ilginç ve kullanışlı bir tasarıma imza atmış. Isı sensörlü bu bardak bence, soğuyupta tadı iğrençleşen içecekleri yudumladıktan sonra ağzımızda bıraktığı o kötü tatdan kurtaracak. Aynı zamanda elimizi yanmaktanda kurtaracak =)

36 derece üzerinde ısıyı gösteren tabaka belirginleşmeye başlıyor ve bize içindeki sıvının nekadar sıcak olduğu konusunda bir fikir veriyor. Ürün tasarımcı firmanın "burada" sitesinde 28 dolardan satışa sunulmuş. Bence bitane almalı.

Monopoly Revolution

0

Hasbro kuruluşunun 75. yılında ilginç bir şeye imza attı ve bugüne kadar klasik, köşeli olarak ürettiği ve dünyanın en iyi board oyunu olan Monopoly'yi 75. yılı şerefine yuvarlak versiyonda üretim yaptı.

(Resmin üstüne tıklayınca nebiçim büyüyo)
2010 yılı içerisinde piyasaya sürüleceği duyrulan bu ürün hakkında aslında çokda fazla bir açıklama yapılmadı fakat bizim gördüğümüz kadarıyla oyun şu şekilde. Herzamanki gibi oyun en az 2 en çok 8 kişiyle oynanıyor. Elektronik bankacılık sistemiyle günümüze ayak uyduran bu oyunda kredi kartıda kullanılabiliyor. Ayrıca bir söyleme görede oyun içerisinde çeşitli duraksama noktalarında bulunduğunuz konuma göre ses efektleri veya ikaz sesleride verebiliyormuş.


Yurtdışı satış fiyatı yaklaşık olarak 35 dolar olacak olan bu board, bence Monopoly hastalarının kaçırmaması gereken bir oyun.

¾